Beklentilerden yüksek gelen ABD enflasyon verileri sonrası bizi ne bekliyor?

Okuma Süresi: 3 Dakika
Hamit Alp Ünlü
12.05.2022 15:21

ABD Çalışma Bakanlığı, dün nisan ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Ülkedeki yıllık enflasyon, nisanda yüzde 8,3 ile piyasa beklentilerini aştı. Beklentiler, nisanda yıllık enflasyonun yüzde 8,1 olacağı yönündeydi. 

Bu haftanın beklenen gelişmesi ABD enflasyon verileriydi. Bu haftaki analizlerimizde de belirttiğimiz gibi nisan ayı enflasyon verilerine yönelik en büyük endişe Fed’in sıkı para politikalarına rağmen enflasyonla mücadelenin başarısız olma, ya da yeteri kadar başarılı olamama ihtimaliydi. Piyasaların bu endişeye sahip olduğunu ve bu durumun piyasalardaki risk iştahını azalttığını belirtmiştik.

Nitekim dün ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan nisan ayı yıllık enflasyon verileri bize; enflasyon her ne kadar gerilese de gerilemenin yeterli düzeyde olmadığını gösterdi. Mart ayında yüzde 8,5 ile son kırk yılın en yüksek seviyesine çıkan yıllık enflasyon ülkede nisan ayında yüzde 8,3 olarak açıklandı. Bloomberg’in anketine katılan ekonomistlerin beklentisi ABD'de nisan ayı tüketici fiyatlarındaki artışın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 olması yönündeydi. Mart ayında yüzde 1,2 olan aylık bazda enflasyon ise nisan ayında yüzde 0,3’ye geriledi. Bu veriye ilişkin beklenti yüzde 0,2 idi. ABD başkanı Joe Biden da yaptığı yazılı açıklamada nisan ayında yıllık enflasyonun ılımlı seyretmesi umutlandırıcı olsa da enflasyonun kabul edilemez derecede yüksek olduğunun bir gerçek olduğunu ifade etti.

Nisan ayındaki yavaşlamaya rağmen enflasyonun; kısa vadede yakın zamanda Covid-19 salgını öncesi seviyelere düşmesinin pek olası görünmüyor. ABD’de enflasyon arz kesintilerinin devam etmesi, Ukrayna’daki savaşın devam etmesi, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişin sürmesi gibi nedenlerle bir süre daha Fed’in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kalacak gibi görünüyor. Bilindiği gibi yüksek enflasyon yalnızca ABD’yi değil tüm dünyayı etkileyen ekonomik faktörlerin başında geliyor. Dün de Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, hızlı ekonomik toparlanma sonrası yüksek enflasyon döneminin geri geldiğini belirtmiş, enflasyonun bir süre daha yüksek kalacak gibi göründüğüne işaret etmiş, Ukrayna’daki savaşın enflasyondaki riskleri artırdığını ve büyüme görünümünü kötüleştirdiğini dile getirmişti. Dolayısıyla enflasyonun bir süre daha merkez bankalarının hedeflediği düzeyin üzerinde kalacağını kabul etmemiz daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.

Fed üyeleri gelecek aylarda da 50 baz puanda ısrarcı

Öte yandan, Fed’in geçtiğimiz hafta 50 baz puan faiz artırımının ardından, ABD'de nisan yıllık enflasyon verileri beklentileri aşınca, piyasalarda Fed’in daha agresif sıkılaştırma politikası izleyebileceği beklentisi oluştu. Bu durum Fed’in üzerinde bir baskı oluştursa da Fed üyelerinden gelen açıklamalar henüz 75 baz puanlık faiz artışının masada olmadığı yönünde. Fed’in şahin isimlerinden St. Louis Fed Başkanı James Bullard dün Yahoo! Finance’e verdiği röportajda, Yürürlükte olan bir planları olduğunu belirterek son toplantıda 50 baz puan faiz artırdıklarını ve bunu gelecek toplantılarda yapmaya hazırlandıklarını söyledi. 75 baz puanlık bir faiz artışına gidilip gidilemeyeceği yönündeki bir soru üzerine Bullard, bunun baz senaryosu olmadığını söyledi.

Yatırımcılar riskli varlıklardan kaçıyor

ABD, Çin ve Almanya'da açıklanan verilerin yüksek enflasyonist baskıların süreceğine işaret etmesinin ardından küresel piyasalarda karışık bir seyir izleniyor. Verilerin açıklanmasının ardından halihazırda küresel anlamda yüksek seyreden enflasyonun, Çin'de Covid-19 salgın tedbirleri, Avrupa'da jeopolitik belirsizlikler ve ABD’de yüksek seviyesini koruyan enflasyonun da yansımasıyla gelecek aylarda daha da kötüye gidebileceği beklentisi güçlendi. Yukarıda belirttiğimiz gibi Fed'in gelecek aylarda daha agresif faiz artırımı yapmak zorunda kalabileceği endişeleri de bu durumu körükledi. Bu endişeler pay piyasalarında satışları hızlandırdı, döviz piyasasında oynaklığın artmasını da beraberinde getirdi. Yatırımcılar riskli varlıklardan kaçarken kripto piyasasındaki kan kaybı da devam etti.

Dolar/TL bize ne söylüyor?

Kimi analistlere göre, mevcut durumda ufuktaki potansiyel faiz artışlarıyla ve yatırımcılar tarafından “güvenli liman” olarak tercih edilmesi sebebiyle güç kazanan dolardaki pozitif yönlü baskı lira üzerinde bir negatif bir etki oluşturabilir ve Dolar/TL’nin artmasına sebep olabilir. ABD’de yüksek bir enflasyon, dolar fiyatlarının yükselmesi demek ve ülkemizdeki mevcut enflasyon düzeyi göz önüne alındığında TL’nin dolar karşısında gücünü koruması daha da zorlaşacak gibi görünüyor.


 

 

REKLAMI KAPAT X