Dolar fiyatı neden yükseliyor?

Dolar/TL, küresel piyasalarda Amerikan dolarına olan talep artışıyla birlikte haftaya yükselişle başladı. 

Analistlere göre talebinin artmasındaki ana nedenlerden biri, geçen haftaki ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısından çıkan 50 baz puan faiz artışı kararının ardından piyasalarda Fed’in enflasyonla mücadelede başarısız olabileceği ve daha "şahin" politikaların gerekebileceği endişesi.

ABD Hazinesi getirilerinin artması, hedge fonların yükseliş tahminlerine ekleme yapmasına neden olurken, Çin yuanı zayıf ticaret verilerinin ardından 6.77 seviyelerinin altına düşerken ABD doları Pazartesi günü yirmi yılın en yüksek seviyesine tırmandı.

Dolar, önemli para birimlerinden oluşan sepet karşısında, Temmuz 2002'den bu yana ilk kez Pazartesi günü 104.19'u aştı ve bu yılki yaklaşık %9'luk artışını devam ettirdi.

Avustralya doları %1 düşüşle 0.6999 dolara geriledi ve Şubat ayından bu yana en düşük seviyesini gördü. Sterlin ve Yeni Zelanda doları 22 ayın en düşük seviyelerini görürken, euro ve yen son ana dip seviyelerinin biraz üzerindeydi.

Çin yuanı, durgun Nisan ticaret verilerinin piyasanın COVID-19 kaynaklı karantinaların ülke genelinde ekonomiye zarar verdiğine dair endişelerini yeniden teyit etmesiyle, kayıpları 19 ayın en düşük seviyesinde kapatmak için uzattı.

Kripto para birimleri, riskli varlıklardan gelen aceleyle hırpalandı. Bitcoin hafta sonu kayıplarını artırdı ve 33.500 dolar ile yılın en düşük seviyelerine yakınken, Pazar günü %4 düşen Ethereum 2.440 $ oldu.

Fed’e eleştiriler artıyor

Geçtiğimiz hafta (Fed), beklentiler dahilinde politika faizini 50 baz puan artışla yüzde 0,75-1,00 aralığına yükseltmiş; Fed'den yapılan açıklamada, faiz oranının artırılması kararının oy birliğiyle alındığı aktarılmıştı. Bu kararla Fed 22 yıl sonra ilk defa 50 baz puanlık faiz artış kararı almıştı.

Öte yandan Fed başkanı Jerome Powell yaptığı açıklamada gelecek birkaç toplantıda 50 baz puanlık artışların masada olduğunu; fakat 75 puanlık artışın gündemlerinde olmadığını belirtmişti. Başkan, ekonominin güçlü olduğunu belirtmiş; resesyon olmadan fiyat istikrarını yeniden sağlamak için iyi bir şanslarının olduğunu düşündüğünü ifade etmişti.

Ancak bu kararın ardından Fed’in eski yetkililerinden Powell’a yönelik eleştiri sesleri yükselmeye başladı. Bu eleştirilerin temelinde Fed’in para politikasındaki gelişmelerin gerisinde kaldığına yönelik inanç var. Daha önceki analizlerimizde de belirttiğimiz üzere çeşitli yorumcular ve analistler Fed’i mevcut enflasyon riskine karşı geç kalmakla suçluyorlardı. Nitekim Fed eski başkan yardımcısı Randal Quarles faiz artırımında geç kalındığını belirterek enflasyon baskısının arttığı, işsizlik oranının düşük olduğu ve talebin arzı geride bıraktığı bir dönemde, hızlı faiz artışlarının etkisinin olası bir resesyon (durgunluk) ile sonuçlanacağını ifade etti.

Yine eski başkan yardımcılarından Richard Clarida da Fed'in enflasyonu frenlemek için faiz oranlarını en az yüzde 3,5 seviyesine yükseltmesi gerektiğini düşündüğünü dile getirdi. Kimi yorumcu ve analistler, Fed’in gelecek aylar için 75 puanlık faiz artışını masa dışına itmesinin hata olduğu görüşünde. Örneğin Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, enflasyonun direncini kırabilmek adına her türlü seçeneğin masada olması gerektiğini belirtti.

Eleştirilere rağmen Fed yetkilileri, bankanın müdahalelerinin işe yaradığı görüşünde. Fed yetkilisi Christopher Waller ve Fed’in şahin ismi olarak bilinen St. Louis Fed Başkanı James Bullard, eleştiri sahiplerinin söz konusu eleştiriyi yaparken Fed'in Mart toplantısından önce bile attığı finansal koşulları sıkılaştırma adımlarını yeteri kadar dikkate almadığını belirtti. Bullard, Fed'in, gelişmelerin gerisinde kaldığı yönündeki yorumları hak etmediğini söyledi.

Küresel piyasalar haftaya endişeli başladı

Küresel piyasalar yine, bu gelişmeler ışığında haftaya enflasyon, faiz artırımı, Çin’deki sıkı Covid-19 önlemleri ve Ukrayna’da devam eden savaşın piyasalara olumsuz etkisi gibi endişelerle açıldı. Bu endişelerin ortak noktası yatırımcıların küresel ekonominin yavaşlayacağına inanması.

Kimi politikacılar ve iş insanlarından da benzer şekilde karamsar sinyaller gelmeye devam ediyor. Milyarder iş insanı ve Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, faiz oranlarındaki artışın küresel ekonomiyi yavaşlatacağı tahmininde bulundu.

Gates, CNN’de katıldığı bir programda dünyadaki faiz artışı kararlarıyla ilgili görüşlerini paylaştı. Halihazırdaki tedarik zinciri sıkıntılarına dikkat çeken Gates, kamu borçlarının çok yüksek seviyelerde olduğuna ve Ukrayna’daki savaşın emtia fiyatlarını da çok yükselttiğine dikkat çekti. Gates faiz artırım kararlarının günün sonunda ekonomik yavaşlamaya neden olacağına inandığın belirtti. Almanya Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanı Svenja Schulze de dün, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük kıtlıkla karşı karşıya olunduğunu belirtti.

Bu hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın açıklamalarının yanı sıra ABD, Çin ve Almanya'da enflasyon verilerinin döviz piyasalarının yönü açısından önemli olması bekleniyor.

09.05.2022 16:19