ECB ve Fed toplantılarının arifesinde döviz kurları Aralık 2021 seviyelerinde

Okuma Süresi: 3 Dakika
Hamit Alp Ünlü
08.06.2022 17:11

Dolar/TL bugün yüzde 2,4 artışla 17,14’den işlem görüyor, euro/TL ise yüzde 2,8 artışla 18,47 seviyelerinde. 6 ay sonunda geldiğimiz noktada iki paritenin de Aralık 2021 seviyelerine geri döndüğünü görüyoruz.

Pazartesi günkü Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından faiz artırılmayacağı tekrar vurgulanmış, tam tersine faizlerde indirime gidileceği belirtilmişti. Bu açıklamanın ardından yükselişe geçen dolar/TL ve euro/TL bugün tabiri caizse “uçuşa geçti”. Dolar/TL şu anda yüzde 2,4 artışla 17,14, Euro/TL ise yüzde 2,8 artışla 18,47 seviyelerinde ve bizler 6 ay sonunda geldiğimiz noktada, iki paritenin de Aralık 2021 seviyelerine geri döndüğünü görüyoruz.

Hangi faktörler TL’yi bu seviyelere getirdi?

Neden Aralık 2021’i belirttik? Çünkü hatırlanacağı üzere Aralık 2021 sonunda doğru gerçekleşen rekor artışın ardından 'Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” planı açıklanmış ve bu müdahaleyle düşürülen kurun kontrollü şekilde yükselmesi hesaplanmıştı. Hatta o günlerde gerçekleşen dolar kurundaki sert düşüşün ardından Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati 20 Aralık 2021 gecesi kura hiçbir müdahalede bulunulmadığını söylemiş, kur artışını garanti eden TL hesabı manifestosu sayesinde dolar kurunun 18 liralardan 11 liralara gerilediğini söylemişti.

Dolar/TL’nin kontrollü artışı planı şubat sonunda patlak veren Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte sekteye uğradı ve dolar 14,80 seviyelerine yükseldi. Bunu takip eden ve önceki yazılarımızda da belirttiğimiz; artan petrol fiyatları, tedarik krizi, savaş sebebiyle artan gıda fiyatları ve bunların neticesinde küresel olarak yükselişe geçen yüksek yüzdelerdeki enflasyon denkleminde ise Türk lirası kan kaybetmeye devam etti.  Özellikle Amerikan Merkez Bankası Fed’den gelen 50 baz puanlık faiz artışı, arka arkaya devam edecek faiz artış sinyalleri ve enflasyonla mücadelede kararlılık açıklamalarının arından dolar da artan faiz oranlarının bir sonucu olarak yükselişe geçti.

Bu arada yurt içi enflasyon yüzde 70 seviyelerine çıktı fakat TCMB diğer ülkelerin merkez bankalarının aksine enflasyona karşı bir aksiyon almayarak Liralaşma adımlarına vurgu yaptı. Tabi bu arada küresel enflasyonun artışa devam etmesiyle ve ekonomiler muhtemel küçülmeleri ve alınabilecek diğer önlemleri tartışmaya devam etti.

Küresel boyutta bir kaygının hâkim olduğu bu dönemde Türkiye, en yüksek enflasyona sahip ülkelerden biri konumuna geldi. Haziran ayında ise açıklanan enflasyon %73,5 oldu. Bunlara ek olarak da geçtiğimiz günkü kabine toplantısının ardından gelen ifadeler ve faiz indiriminin devam edeceğinin açıklanması gibi faktörler piyasalarda TL satışına ivme kazandırdı. İzlenen ekonomik politika bu şekilde devam ederse, yarın gerçekleşecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve haftaya gerçekleşecek Fed para politikası toplantılarının da etkisiyle TL varlıklardaki baskı daha da artabilir.

Piyasalar yarın ECB’den ne bekliyor?

ECB’nin, Fed’in ilk faiz artışından yaklaşık 3 ay sonra, rekor düzeyde seyreden enflasyonla mücadele kapsamında bu hafta para politikalarındaki sıkılaşma konusunda diğer büyük merkez bankalarına katılması piyasaların beklentisi.

ECB’nin yarın gerçekleştireceği toplantısında net varlık alımlarının sona erdiğini duyurması ve Temmuz ayında faiz artırımı sinyali vermesi bekleniyor. Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi ECB'nin enflasyonu dizginlemek amacıyla Temmuz ayından itibaren negatif seviyede olan faizleri artırmaya başlaması zaten yetkililerden ve Başkan Christine Lagarde’dan gelen açıklamalarla da beklenti dahilinde olan bir durum. Bankanın temel senaryosu ilk aşamada 25'er baz puanlık faiz artışları yapılması yönündeydi. Ancak rekor düzeyde açıklanan Mayıs ayı enflasyon oranlarının beklenenden yüksek gelmesi sebebiyle kimi yetkililerden ve analistlerden 50 baz puanlık faiz artışının gerekebileceği yönünde sesler de yükselmeye başladı. Şu anda tabi ki geleceği tahmin etmek imkânsız, dolayısıyla bizlere de bekleyip görmek düşüyor. Bakalım yarınki toplantının ardından Haziran ayı gelişmeleri ve rakamları bizlere neler getirecek?