Euro/dolar Fed toplantısı haftasına gerileyerek başladı

Bu hafta gerçekleştirilecek Amerikan Merkez Bankası (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesi dolar haftaya güçlü bir başlangıç yaparken euro/dolar ise cuma günkü düşüş trendini sürdürdü.

Bu hafta çarşamba günü Fed FOMC eylül ayı toplantısını gerçekleştirecek ve faiz kararını açıklayacak. Bu sebeple tahmin edileceği gibi piyasalar gözünü bu toplantıya ve açıklanacak karara dikmiş durumda. Fed toplantısı haftasına güçlü giren dolar, haftanın ilk gününde son 20 yılın en yüksek seviyesine yakın kaldı.

Geçtiğimiz hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB) kanadından gelen şahin açıklamalarla yukarı yönlü trendini korumaya çalışan; fakat haftayı gerileyerek kapatan ortak para birimi euro, dolar karşısında yeniden parite değeri olan 1’in üzerine çıkmaya çalışıyor.

Parite değerinin üzerinde kapattığı haftanın ardından bugün yüzde 0,5 civarı düşüşle 0,9970’i gören euro/dolar ara ara parite değerini test etse de şu anda yüzde 0,33 düşüşle 0,9982 seviyesinde.

Avrupa’da resesyon riski son 2 yılın zirvesinde değerlendiriliyor

Bloomberg gerçekleştirdiği bir anket, bizlere ekonomistlerin Avrupa’da olası bir resesyon riskinin son 2 yılın zirvesinde olarak görüldüğünü gösterdi. Ankete göre Euro Bölgesi’nde gelecek 12 aylık süre zarfında 2 çeyrek art arda daralma yaşanma riski, bir önceki ankette görülen yüzde 60 seviyesini aşarak yüzde 80 olarak değerlendirildi.

Bu tahmin sonucu ekonomistlerin resesyon beklentisi son 2 yıldan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bu tahminin en büyük sebebi olarak, tabi ki yaklaşan kış aylarında Avrupa’da görülme ihtimali bulunan enerji darboğazı büyük rol oynuyor. Hatta Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi ve aynı zamanda doğal gaz krizinden en çok etkilenen ve etkilenecek ülkelerin başında gelen Almanya’nın bu çeyrekten itibaren daralmaya başlayabileceği değerlendiriliyor.

Resesyon korkusunun diğer bir sebebi de geçen hafta Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan resesyon açıklamaları. Geçtiğimiz hafta Dünya Bankası’nın yayımladığı raporda yüksek enflasyonla mücadele kapsamında dünyadaki merkez bankalarının faiz oranlarını son 50 yılda görülmemiş bir eş zamanlılıkta yükselttiğine dikkat çekerek faiz oranlarının eş zamanlı artırılmasının 2023'te küresel resesyon riskini de arttırdığı bildirilmiş; özellikle dünyanın en büyük üç ekonomisi olan ABD, Çin ve Euro Bölgesi ekonomilerinin keskin bir şekilde yavaşladığı değerlendirilmişti. Bu açıklamaların etkisiyle resesyon korkularının artmasıyla birlikte Avrupa borsalarında cuma günü aşağı yönlü hareketler görülmüştü.

ECB şahin mesajlara devam ediyor

Açıklanan enflasyon rakamlarında istenen gerilemenin görülememesiyle birlikte Avrupa Merkez Bankası’nın daha sıkı bir para politikası izleyeceği ve gelecek faiz artırımı hamlelerinin resesyon ihtimalini daha da kuvvetlendireceği yönünde bir korku Avrupa piyasalarında hakimken, ECB yetkililerinden de arka arkaya şahin mesajlar gelmeye devam ediyor.

İrlanda'da bir televizyon kanalına açıklamalar yapan ECB baş ekonomisti Philip Lane, ECB’nin faiz artırımlarına gelecek yıl da devam edeceğini ifade etti. Diğer ekonomistlerin aksine Euro Bölgesi ekonomisinin kış aylarında yatay bir seyir izlemesini öngördüklerini belirten Lane, buna karşın yüksek enerji fiyatları ve doğal gaz tedarik krizi ile düşünüldüğünde bir resesyon ihtimalinin dışlanamayacağını da sözlerine ekledi; ancak bunun teknik anlamda ve ılımlı bir resesyon olmasını beklediklerini de ifade etti.

ECB Başkan yardımcısı Luis de Guindos ise bugün yaptığı açıklamada enflasyon beklentisinin iyi çıpalanması gerektiğini ifade etti. Büyümedeki yavaşlamanın enflasyonu kontrol altına almak için yeterli olmadığını ifade eden Guindos, gelecek faiz artırımlarının büyüklüğüne veriye bağlı olarak karar verileceğini belirterek, ECB’nin koyulan enflasyon hedefine ulaşmak için gereken her adımı atacağını yineledi ve kararlılık vurgusu yaptı.

Avrupa’da gaz fiyatları düştü

ECB tarafından yapılan açıklamaların euro/dolar üzerinde pek bir etkisi olmasa da Avrupa piyasaları hafta başında başka bir gelişme daha yaşadı. Avrupa'da doğalgaz vadeli kontratları Avrupa’daki stok miktarlarının yüzde 85 civarına ulaşması ve ülkelerin enerji kriziyle mücadeleyi öncelikli hale getirmesiyle haftaya yüzde 8'i aşan düşüşle başladı. Rus gazına tavan fiyat uygulaması getirmek ya da Avrupa’da Rus varlıklarını kamulaştırmak gibi kimi hamleler Avrupa ülkelerinin eylem planları arasında.

Fed kararı öncesi güçlü seyredecek bir dolara karşı, euronun güç kazanabilmesinin en büyük koşulu enerji krizine bir çözüm bulabilmek. Dolayısıyla Avrupa’da gaz fiyatlarında yaşanan bu gelişmeyi şimdilik olumlu bulmakla birlikte, ekstra adımlarla desteklenmediği sürece Fed tarafından gelmesi beklenen olası bir 75-100 baz puanlık faiz artırımıyla daha da güçlenecek dolar karşısında euroyu daha zor günlerin beklediğini düşünüyorum.

19.09.2022 16:42