Fed'in mevcut faiz politikası piyasaları nasıl etkiliyor?

Okuma Süresi: 4 Dakika
Hamit Alp Ünlü
26.10.2022 08:37

Fed'in bir sonraki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı, 1-2 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek. Toplantı öncesinde durgun geçen bir haftada piyasalar, Fed’in yol haritasıyla ilgili tahminler yürütmeye çalışıyor.

ABD’de beklentilerin üzerinde gelen eylül ayı enflasyon oranı, Fed üyeleri tarafından enflasyonun tehlikeli hale geldiğinin bir göstergesi olarak yorumlanmıştı. Bunun devamında, Fed üyelerinden sonraki FOMC toplantısında alınacak kararla ilgili şahin mesajlar gelmeye devam etmişti. Bu mesajlarda vurgulanan noktalardan bir tanesi, faiz kararının ekonomiyi durgunluğa sokma ihtimali olsa bile önceliğin enflasyonla mücadele olduğuydu.

Cuma günü, piyasaların kapanışından önce ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) gelen mesajlar, kasım ayı için 75 baz puanlık artışa işaret etse de, faiz artışında bir noktadan sonra vites düşürüleceğine de vurgu yapıyordu. Piyasalarda bu mesaj, Fed’in faiz artışlarını kademeli olarak azaltmaya hazırlanacağı şeklinde değerlendirildi. Bu değerlendirme, hafta sonunda dolara güç kaybettirerek yatırımcıların kafasında da yeni soru işaretlerinin oluşmasına yol açtı.

Satınalma Müdürleri Endeksi (PMI) rakamları daralmaya işaret etti

ABD’de pazartesi günü açıklanan ekim ayı imalat, hizmet ve bileşik PMI öncü rakamları, ekonomide daralmaya işaret etti.

51’e düşmesi beklenen imalat sektörü PMI, 2,1 puan azalarak 49,9’a geriledi ve son 28 ayın en düşük seviyesini gördü.  49,2 olarak açıklanması beklenen hizmet sektörü PMI, 2,7 puan azalarak 46,6'ya; 2,2 puan azalan bileşik PMI ise, 47,3’e geriledi.

Burada belirtmek gerekiyor ki piyasalarda, PMI değerinin 50 üzerinde olması genişlemeye, 50 altında kalması ise daralmaya işaret ediyor.

S&P Global tarafından açıklanan indekse ilişkin kurumun baş ekonomisti, ABD'deki ekonomik gerilemenin ekim ayında hız kazandığına ve ekonomik görünüme olan güvenin keskin bir şekilde kötüleştiğine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Bu noktada, ekonomistlerden ve büyük yatırım firmalarından Fed’e gelen bazı eleştiriler oldu. Ülke ekonomisinin resesyonla karşı karşıya kaldığı bir ortamda bu eleştirilerin gelmesi olağan olmakla birlikte burada asıl eleştirilen nokta, Fed’in, enflasyonla mücadelede ağırkanlı davranmasının ardından yıkıcı ve çok agresif bir politika izlemesi oldu.

Hatırlanacağı üzere Fed, enflasyonla mücadele konusunda hata yapmakla eleştirilmiş ve piyasalardaki güvenini geri kazanmak için hayli çaba sarf etmişti. Bu noktada Fed Başkanı Jerome Powell ve FOMC’nin geçtiğimiz sene enflasyon konusunda hata yaptığı ve bu hatanın bedelinin şu anda ABD ekonomisi tarafından ödendiği konusunda bir görüş olmakla birlikte piyasalardaki asıl soru işareti, bu agresif politikada ısrarcı olmanın gelecek dönemlerde ne derece yapıcı olacağı yönünde oldu.

Fed enflasyonu değil, büyümeyi yavaşlatmakla eleştiriliyor

Hatırlanacağı üzere Powell, mart ayında Fed'in "iş bitene kadar" para politikasında sıkılaşmaya devam edeceğini söylemiş; FOMC üyeleri de sıklıkla enflasyonda istenilen seviye görülene kadar faiz artırımlarına devam edileceği yönünde şahin mesajlar vermişti.

Özellikle geçen hafta Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari’nin çekirdek enflasyonda sürpriz artışlar görülmeye devam edilmesi halinde Fed’in yüzde 4,5 faiz oranında durmayabileceğini söylemesiyle, Fed swaplarında 2023 yılının ilk yarısı için ilk kez yüzde 5 faiz oranı fiyatlanmaya başlanmış; tahviller de Kashkari’nin bu mesajını kötü algılamıştı.

Geldiğimiz noktada ise açıklanan verilerle bazı FOMC üyelerinde, “enflasyon düşene dek koşulsuz şartsız sıkılaşma” konusunda tereddütler oluşmaya başladığını görüyoruz. Bunun en önemli örneği, yukarıda da belirtilen, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly’nin cuma günkü açıklamasında, faiz artırım hızını yavaşlatmayı konuşmanın, zamanının geldiğini ifade etmesi oldu.

Piyasaların beklentisi ve tepkisi ne yönde?

Bir sonraki FOMC toplantısında 75 baz puanlık bir artış daha geleceğine kesin gözüyle bakılsa da piyasalar, aralık ayı toplantısında Fed’in faiz artışlarında frene basmaya başlayabileceğini de konuşmaya başladı. Zira enflasyon halen kontrol altına alınabilmiş değil ve bu durumda faiz artırılıp enflasyon düşmedikçe ekonomik büyüme yavaşlamaya devam ediyor.

Bu noktada siyasi kaygılar ve büyüme baskıları da Fed’in para politikasındaki sıkılaşma eğilimi üzerinde engel yaratmaya başlayacak gibi görünüyor. İnatçı enflasyon, kötü gelen konut rakamları ve daralmaya işaret eden PMI da bu olumsuz görüntüyü destekliyor. Dolayısıyla piyasalarda enflasyon beklentileri tırmanmasına rağmen, Fed’in aralık ayında politika yumuşatacağına dair bir beklenti oluştu. Bu durum ise borsaları olumlu etkiledi.

Fed’in faiz artırımlarını yavaşlatırken enflasyon konusunda güvenilirliğini korumayı umduğu kritik bir sürece doğru yol alıyoruz. Fed’in politika yumuşatabileceğine dair oluşan görüşe rağmen, altın ekim ayının başından beri Fed'in baskılarıyla değer kaybediyor ve ons altın 1656,78 seviyesinden işlem görüyor. Dolar endeksi ise, 112 seviyesinin altında seyrederken, özellikle ABD ve Avrupa borsalarında Fed politikasındaki yumuşama beklentisiyle yükseliş görülüyor. Euro/dolar çaprazı ise, dün Almanya Ifo iş iklimi endeksinin beklenenden daha olumlu gelmesinin ve dolardaki soğumanın da etkisiyle yükselişe geçti ve bugün 0,9962 seviyesinden işlem görüyor.