Piyasalar Merkez Bankası’ndan ne bekliyor?

Okuma Süresi: 4 Dakika
Hamit Alp Ünlü
23.06.2022 13:51

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) haziran ayı toplantısı gerçekleşecek. Piyasalar önceki beş toplantıda da olduğu gibi TCMB’den herhangi bir sürpriz beklemiyor.

Bilindiği üzere merkez bankalarının görevlerinden biri her ay, ya da yılın belirli dönemlerinde bir araya gelerek ülkelerin ya da aynı para birimini kullanan Euro Bölgesi gibi bölgelerin ekonomik gidişatlarını tartışıp para politikalarını revize etmek. Son dönemde küresel piyasaları derinden etkileyen ve ciddi şekilde endişe yaratan ekonomik problemleri artık hepimiz ezbere biliyoruz: beşinci ayına girecek Rusya-Ukrayna savaşı, bu savaşın gıda ve enerji fiyatlarına etkisi, devam eden tedarik krizi ve tüm bunların sonucu olarak hızla artan enflasyon oranları. Bu günlerde, arka arkaya açıklanan rekor enflasyon oranlarıyla mücadele kapsamında merkez bankaları ellerindeki en güçlü silah olan faiz ve para politikasında sıkılaşma silahlarına başvuruyorlar. Dünyanın dört bir yanından her gün başka bir merkez bankasının faiz artırımına gittiğine dair haberler duyuyoruz.

Ülkemizin merkez bankası olan TCMB de her ay belirli tarihlerde bir araya gelerek Para Politikası Kurulu toplantıları gerçekleştiriyor ve bu toplantılar sonrasında da politika faizi olan “bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı” ile ilgili kararını açıklanıyor. Banka, geçtiğimiz senenin son çeyreğinde toplam 500 baz puan faiz indirimine gitmiş; bu yılın ilk beş toplantısında ise artan enflasyon oranlarına rağmen faiz oranlarında bir değişiklik yapmamıştı. Piyasalar, Para Politikası Kurulu’nun faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmeden politika faizini haziran ayı toplantısı sonucu da yüzde 14’te sabit tutmasını bekliyor. TCMB faiz artıran merkez bankaları kervanına bu ay da katılmayacak gibi duruyor. TCMB’nin bu ay da mayıs ayı toplantısı sonucu vurgu yapılan makroihtiyati politika setinin ilave tedbirlerle kararlılıkla uygulamaya devam edileceğine dair karara ve Türk lirasını destekleyecek politikalara devam etmesi bekleniyor.

Piyasalar ne düşünüyor?

Piyasalar ise haziran ayı başında yüzde 73,5 olarak açıklanan mayıs ayı yıllık enflasyonu karşısında faiz artırımı dışında uygulanacak önlemlerin yetersiz kaldığı fikrinde. Reel getiri eksikliği ve dünyadaki diğer merkez bankalarının faiz artırımına ya da sıkılaşmaya gitmesi TL varlıklarında negatif ayrışmaya yol açmakta. Belirtmek gerekiyor ki ülkemiz yüzde 73,5’luk enflasyon oranıyla Avrupa ve G20 ülkeleri arasında zirvede, dünyada ise altıncı sırada yer alıyor. Bu hafta içinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre iste Türkiye satın alma gücü paritesinde, Avrupa’nın yüzde 36 gerisinde kaldı.

Analistlere göre TCMB’nin politika faizin, sabit tutacağına kesin gözüyle bakılan toplantının, toplantı öncesinde yüzde 0,13 artışla 17,3675 seviyesinden işlem gören ve hafta içinde kısa süreli dalgalanmalar yaşayan dolar/TL kurunda oynaklık yaratabilmesi için TCMB’nin toplantı sonrası açıklamasında güvercin ifadelerin artırması gerekiyor. Piyasalar yüksek enflasyon nedeniyle TCMB’nin faiz indirimine ara verdiği görüşünde ve enflasyonun haziran ayında da artması beklendiği için bu toplantıda da faizin sabit bırakılması bekleniyor.

Tüketici güven endeksi son 2 yılın en düşük seviyesinde

Piyasaların TCMB’den beklentisinin yanında, belirtmek gerekiyor ki haziran ayı tüketici güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 6,2 azalarak 63,4 seviyesine geriledi. Hane halkının kendi ekonomik durumuna ve ülke ekonomisine dair beklentisini ölçen endeks, son iki yılın en düşük seviyesinde. Buna ek olarak TCMB tarafından hazırlanan ve finans sektöründe yer alan temsilcilerin iş durumlarıyla ilgili yakın dönem tahminlerini ölçen finansal kesim güven endeksi de haziran ayında bir önceki aya göre 4,9 puan düşüşle 172,9’dan 168’e geriledi. Yine bu hafta açıklanan ve yurt içinde çiftçinin üretim yapabilmek adına satın aldığı tüm ekipmanlardaki fiyat değişimini gösteren tarımsal girdi fiyat endeksi, nisan ayında aylık yüzde 7,45 oranında artarken son bir yılda ise toplam yüzde 117,31’lik rekor bir artış gösterdi. En çok fiyat artışı yüzde 241,57 ile gübre ve toprak geliştiriciler ile yüzde 189,26 ile enerji ve yağlarda görüldü.

Bugün Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati yaptığı açıklamalarda enflasyonla mücadele katkı sağlamak amacıyla kamu olarak 2022 yılında 241,3 milyar lira vergi gelirinden vazgeçileceğini ifade etti. Nebati ayrıca azalan dış finansman ihtiyacı ile birlikte enflasyon üzerindeki kur baskılarının düşeceğini öngördüklerini de ekledi. TCMB’den enflasyonla mücadele kapsamında herhangi bir aksiyon beklenmeyen bugünde Bakan tarafından yapılan bu açıklamalarda alınan önlemlerin ve dile getirilen öngörülerin etkililiğini ve doğruluğunu ilerleyen aylarda hep beraber izleme şansımız olacak.