Ripple davası nedir?

Kripto para sektörünün en önemli şirketlerinden biri olan Ripple, şirket hakkında Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) tarafından lisanssız menkul kıymetlerin satışı ile ilgili dava açılacağını geçtiğimiz hafta belirtmişti.

Davada ayrıca Ripple CEO'su Brad Garlinghouse ve kurucu ortağı Chris Larsen de sanık olarak gösteriliyor. SEC, şirketin ve yöneticilerinin 1,3 milyar dolarlık kayıtsız menkul kıymet sattığını iddia ederek söz konusu davayı açtı.

Komisyon ve şirket arasında yıllardır süregelen, XRP’nin bir hisse senedi gibi menkul kıymeti olup olmadığı veya bir para birimi olup komisyonun yetki alanı dışında kalıp kalmadığı tartışması bulunuyordu.

Ripple’ın davanın açılmak üzere olduğunu açıklama kararı alışılmadık bir karar. Garlinghouse, yeni Biden yönetiminin, kriptopara birimi endüstrisine Trump yönetiminden daha dostça davranabileceğini öngörüyordu ve bu sebeple şirket tarafından açıklama yapılmasının siyasi bir gönderme olabileceği düşünülüyor.

Garlinghouse ayrıca SEC'in tatilden hemen önce dava açma kararını da eleştirdi ve Ripple'ın davayla sonuna kadar mücadele edeceğini belirtti. Garlinghouse durumun yalnızca keyif kaçırıcı değil, aynı zamanda şok edici olduğunu da söyledi. Davanın tüm kriptopara endüstrisine ve Amerikan yenilikçiliğine aykırı oluğunu belirtti.

Menkul kıymet mi değil mi?

SEC, geçtiğimiz yıllarda, en değerli(market hacmi olarak) iki kripto para birimi olan Bitcoin ve Ethereum’un menkul kıymet olmadığına ve kontrolünde hiçbir şahıs veya şirket bulunmadığı için merkezi olmayan bir yapıya sahip olduklarına karar vermişti.

XRP ise Bitcoin ve Ethereum'dan farklılık gösteriyor çünkü BTC ve ETH, madencilik adı verilen kademeli ve süreklilik arz eden bir süreçte basılıyor. Buna karşılık, Larsen ve ortakları 2012'de Ripple Labs adlı bir şirket adına tek seferde 100 milyar XRP birimi oluşturdu. Ripple, XRP'deki aslan payına sahip olmaya devam ederken, bu payın bir kısmını belirli zaman aralıklarında satmak üzere bekletiyor. Aynı zamanda Garlinghouse ve Larsen de önemli miktarda XRP'ye sahip. Bu durum, bazı tarafsız gözlemcilerin XRP'yi bir para biriminden çok bir şirketin hissesine benzetmesine yol açıyor.

Ripple ise tüm bu süreç boyunca XRP’nin bir menkul kıymet olduğu iddiasını reddetmişti. Ripple’ın iddiasına göre belirli zamanlarda yapılacak olan XRP arzı şirketin takdirinde değil. Ayrıca XRP birçok banka tarafından para birimlerinin dönüşümü ve transferi için kullanılıyor ve bu da XRP’yi gittikçe merkeziyetçilikten uzaklaştırıyor. Garlinghouse’a göre Ripple ve XRP arasındaki ilişki, petrol ve Exxon arasındaki ilişkiyle birebir örtüşüyor.

Durum en sonunda yargı tarafından sonuca ulaşacak gibi gözüküyor ve çıkacak sonuç büyümekte olan kriptopara endüstrisini yakından etkileyecek. SEC, yakın zamada, Kik adındaki mesajlaşma uygulamasına karşı bir davayı kazanmıştı. Kik, kullanıcılarına kripto para dağıtımı yapıyordu. Yargı dağıtılan tokenların lisanssız menkul kıymet olduğuna karar vermişti. Ancak Kik davasındaki durum XRP’nin durumundan farklılık gösteriyor.

Kik, tokenları yatırımcı olacaklara, 2017 yılında, kripto piyasası revaçta iken, SEC’nin tüm uyarılarına rağmen satmıştı. Ripple ise 8 yıl önce henüz ortada kripto paralarla ilgili herhangi bir rehberlik ve yönerge yok iken iş modelini oluşturmuş ve operasyona başlamıştı.

Bu durum davanın ne yönde ilerleyeceği konusunda soru işaretlerine neden oluyor. Ripple CEO’sunun eleştirilerinin odağında ise dava açılma kararının zamanlaması var. SEC başkanı Jay Clayton’ın tam da başkanlık devir teslimi olacağı sırada bu işi yaparak belirsizliği artırdığını ve amacının kripto paralara güveni olabildiğince sarsmak olduğunu söylüyor.

XRP, İsviçre ve Japonya’da menkul kıymet statüsünde değil ve Amerika merkezli en büyük kripto para. 

28.12.2020 17:25