Rus Rublesi nasıl 2022’nin en çok değer kazanan para birimi oldu?

Okuma Süresi: 6 Dakika
Hamit Alp Ünlü
24.05.2022 15:06

Rusya-Ukrayna Savaşı üçüncü ayını geride bıraktı ve halen devam ediyor. Bölgedeki insani dramın yanında savaşın bölge ve dünya ekonomisine olan negatif etkilerinden sık sık söz ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Ancak küresel tedarik krizi, yüksek enflasyon gibi etmenlere rağmen ruble dün dolar ve euro karşısında değer kazanmaya devam etti. Bugün ise euronun yükselmesiyle birlikte biraz gerileyen ruble dolar karşısındaki yükselişini ise sürdürüyor.

Dün haftanın açılış gününde Rus rublesi euro karşısında yüzde 6’dan daha fazla bir artışla son yedi yıldaki en yüksek seviyeye yükseldi. Dün öğle saatlerinde ruble euro karşısında yüzde 6,3 yükselişle 58.75’ten alıcı bularak Haziran 2015’ten beri görülen en yüksek seviyeye yükseldi.

Daha sonra Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın Euro Bölgesi’nde üçüncü çeyrekte negatif faizden çıkılabileceğine işaret eden blog yazısının ardından yükselişe geçen euro, ruble karşısındaki kaybının bir kısmını telafi edebildi. Euro/Ruble şu anda 60,86’dan işlem görüyor.

Dolar karşısında ise dün benzer bir performans sergileyen ruble yükselişini bugün de sürdürüyor. Dün rublenin dolar karşısında yüzde 4,5 civarı değer kazanmasının ve 57,47 seviyelerini görmesinin arından rublenin dolar karşısında en son Mart 2018’deki en yüksek değeri olan 57,075’ten çok da uzak olmadığı konuşuluyordu. Derken yükselişine devam eden ruble, bugün dolar karşısında yüzde 3,85 değer kazandı ve bu eşiği geçti. Dolar/ruble şu anda 56,28’den işlem görüyor. Rublenin devam eden rallisi ve yavaşlayan enflasyon hızıyla birlikte, Rusya daha büyük bir ekonomik darboğazdan kaçınacağını umuyor.

Savaşa ve yaptırımlara rağmen ruble nasıl değer kazandı?

Ruble devam eden yükselişiyle birlikte süregelen savaşa ve ekonomik krize karşın dolar karşısında bu sene yüzde 30’dan fazla değer kazanarak küresel anlamda en başarılı para birimi oldu. Ukrayna’da başlayan savaştan hemen önce 23 Şubat 2022’de 81 bandından işlem gören dolar/ruble paritesi, 9 Mart’ta 120’ye kadar çıkarken, daha sonra bu seviyeden yüzde 50’dan fazla gerileyerek savaşın başlamasından bu yana bugün ilk defa 57’nin altına düştü. Buradaki artışın sermaye kontrolü, güçlenen petrol fiyatları ve ay sonunda gelecek vergi döneminden beklentiler gibi katalizörleri olduğuna dikkat çekmek gerekiyor.

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki ruble savaşın başından bu yana Rusya tarafından ülkenin finans sektörünü Avrupa ve ABD’nin savaş karşıtı ekonomik yaptırımlarından korumak adına suni olarak destekleniyor. Rublenin değerini artırmasında Rusya’da ihracatçılara yönelik uygulanan döviz satma zorunluluğunun etkisi büyük. Savaş ilanının ardından batılı ülkelerin Rusya Merkez Bankası’nın döviz ve altın rezervlerinin yarısını dondurmasından ötürü Rusya Maliye Bakanlığı 28 Şubat'ta, Rus ihracatçılarına dış ticaretteki döviz kazançlarının yüzde 80'ini ülkeye satma zorunluluğu getirmişti.

Buna ek olarak, Rusya’nın enerji ithalatının karşılığını ruble olarak almak istemesi hamlesi de rubleye değer kazandıran faktörlerden biri olarak görülebilir. Bilindiği üzere Rusya, Ukrayna'ya saldırılarının ardından kendisine uygulanan yaptırımlara karşı, "dost olmayan" olarak ilan ettiği ülkelerden doğalgaz ödemelerini ruble ile yapma kararı aldığını açıklamış ve ardından Polonya ve Bulgaristan’a ruble ile ödeme yapmadıkları gerekçesiyle doğal gaz akışını durdurmuştu.

Geçtiğimiz haftalarda ise Avrupa Birliği (AB), Avrupalı şirketlerin ruble ile ödeme talep eden Rusya'dan bu ülkeye karşı uygulanan yaptırımları ihlal etmeden gaz alımını sürdürebilmelerine olanak sağlayacak bir yöntem belirlemiş ve Avrupa Komisyonu, üye ülkelere AB yaptırımlarına uyumlu biçimde Rusya'ya doğal gaz ödemesi yapılmasına imkân sağlayacak yöntemleri içeren bir kılavuz göndermişti.

Reuters’ın haberine göre doğal gaz ödemelerinin son günlerine yaklaşırken cuma günü Alman ve İtalyan şirketleri ödemeleri yapabilmeleri adına, kılavuzda belirtildiği gibi ve dolayısıyla AB yaptırımlarını ihlal etmeden, ruble hesabı açabileceklerine dair onay aldılar. Bu aslında önemli bir gösterge.

Önceki analizlerimizde belirttiğimiz gibi Almanya ve İtalya Rus gazının en büyük tedarikçileri konumunda ve ruble ile ödeme talebi karşısında ne yapacakları merak konusuydu. Bu iki ülkenin Rusya’ya yapılacak doğal gaz ödemeleri konusunda cuma günü son dakikada gelen bu onayı kimi çevrelerce Rusya’ya ABD öncülüğünde uygulanan yaptırımlara harfiyen uymanın Avrupa ülkeleri için çok kolay ve pratik olmadığını gösteren bir kanıt oldu. Rublenin bu karar ardından geçtiğimiz Cuma yükselişine devam etmesinin bir tesadüf olmadığını belirtmeye gerek yok gibi.

Peki rublenin bu yükselişi uzun vadede gerçekçi mi?

Bu konuda öncelikle Rus analistlerin görüşlerine bakalım. Reuters’ın haberine göre Rus Bankası Tinkoff’un yatırım analistleri Rusya Merkez Bankası’nın ve hükümetin ekonomik önlemleri gevşetmemesi halinde rublenin orta vadede güçlenmeye devam edebileceği ve önlemlerin kaldırılacağını ve ihracatın iyileşeceğini öngördükleri sonbaharda ise dolar/rublenin 60-65 bandında stabilize olacağı görüşünde. Başka bir Rus bankası olan Otkritie Bank analistleri ise rublenin gevşemeye başlamadan önce dolar karşısında 55 seviyesine çıkabileceğini ve sonrasında da yıl sonunda da 70-80 bandına gerileyeceği öngörüsünde. Dikkat çekmek gerekir ki 80 seviyeleri savaşın başlamasının hemen öncesi, para biriminin yıl sonuna dek en kötü ihtimalle savaş öncesi seviyesine geleceğini öngörüyor banka.

Kanımızca bu biraz fazla iyimser bir tablo. Rusya’nın stratejik hamleleri kısa vadede işe yaramış ve durumu ruble lehine çevirmiş olabilir; ancak bu durumun suni bir desteğin sonucu olduğunu tekrar hatırlatmakta fayda var. Öncelikle, Rusya’nın kendi ihracatçılarına yönelik döviz satma zorunluluğunu ne kadar daha uygulayabileceği bir soru işareti. Zira dün akşam saatlerinde Rusya Maliye Bakanlığı, rublenin istikrara kavuştuğu ve döviz piyasasında yeterli likiditenin tekrar sağlandığı bilgisine yer vererek Rus ihracatçılarının döviz kazançlarındaki mecburi satış oranını yüzde 80’den yüzde 50’ye düşürdü. Savaş devam ettiği takdirde, zaman ilerledikçe bu kararın ruble üzerinde elbette ki olumsuz etkisi olacaktır.

İkincisi nokta, Avrupa’nın yaptırımlarının devam edeceği gerçeği. AB yaptırımları askıya almadı, sadece doğası gereği Birlik içinde herkesin faydasına olacak şekilde optimum bir yöntem bulunmaya çalışılıyor ve yukarıda belirtilen doğal gazın ruble ile ödenmesi gibi kabul edilen çözümler kalıcı bir çözüm aranırken durumu biraz daha kurtarabilmek adına alınmış geçici kararlar gibi duruyor. Örneğin Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalardan hatırlanacağı üzere Almanya yıl sonuna dek Rus enerjisine olan bağımlılığı minimuma indirmekte kararlı.

Nitekim Almanya bugün, Rusya’dan gelen doğal gazın kesilmesi durumunda kömür ve dizel santrallerini tekrar devreye alacağını da açıkladı. Savaşın sona ermesinin ardından Avrupa’nın Rusya’yı çok da kolay “affetmeyeceği” ve yaptırımların çok da çabuk sona ermeyeceği öngörülebilir bir durum. Ayrıca Ukrayna’nın yeniden inşasında da AB’nin önemli bir desteği olacağı aşikâr. Dolayısıyla uzun vadede rublenin, ve Rus ekonomisinin, bu iyimser tabloyu sürdürmesi zor. Ellerindeki stratejik hamleler tükendikçe ve savaş uzadıkça durum iyimserliğini kaybedecektir.

Son nokta, ve belki de en önemlisi, yatırımcıların tavrı. Ruble kâğıt üzerinde güven verici dursa da gerçekte çoğu yatırımcı para biriminin düşük ticaret hacminden dolayı kaynaklanan kur oranındaki aşırı volatilitesinden (istikrarsızlık, dalgalanma) ötürü rubleden uzak duruyor ve durmaya da devam edecek gibi.