Yüksek enflasyona karşı Avrupa Merkez Bankası’ndan daha agresif bir politika gelir mi? 

Okuma Süresi: 4 Dakika
Hamit Alp Ünlü
17.06.2022 17:25

Bu hafta merkez bankalarından art arda gelen faiz artışlarının ve bugün açıklanan Euro Bölgesi enflasyon oranlarının piyasalarda Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) da bir sonraki para politikası toplantısı için daha agresif bir politika beklentisi oluşuyor. 

Amerikan Merkez Bankası (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) bu hafta politika faizini 75 baz puan artırarak 1994 yılından bu yana en sert artışa imza attı, İngiltere Merkez Bankası - Bank of England (BoE) arka arkaya beşinci kez 25 baz puan faiz artışına gitti ve dünün sürpriz gelişmesi olarak İsviçre Merkez Bankası - Swiss National Bank (SNB) 50 baz puan faiz artışına giderek kervana katılmış oldu. Bu gelişmelerle birlikte gözler Euro Bölgesi’ndeki para politikasını gözeten ECB’nin gelecek ay nasıl bir yol izleyeceğine çevrildi. Faiz artışı için temmuz ayını işaret eden; fakat bugüne dek hep temkinli bir yaklaşım gösteren bankanın; özellikle bölgede artarak devam eden enflasyon karşısında nasıl bir yöntem izleyeceği merak konusu. Zira bugün açıklanan veriler ışığında Euro Bölgesi mayıs ayı yıllık enflasyon oranının beklentiler dahilinde yüzde 7,4’ten yüzde 8,1’e çıktığını görüyoruz. Hafta içerisinde Almanya ve Fransa’da da mayıs ayı yıllık enflasyon verileri enflasyonda artış olduğunu göstermişti. 

SNB’den sürpriz faiz hamlesi 

SNB dünkü toplantısında sürpriz bir faiz artırımına gitti. Banka, son 14 yılın en yüksek enflasyon seviyesi olan yüzde 2,9’luk enflasyonla mücadele kapsamında daha önce yüzde -0,75 olan faizi 50 baz puan artırmak suretiyle yüzde -0,25’e çıkardı. Negatif faiz henüz devam ediyor; fakat gelen bu ilk hamlenin ardından İsviçre de uzun süre sonra negatif faize elveda deyip yaz sonunda pozitif faize geçebilir. 

SNB en son 2015 yılının ocak ayında euro ile frank arasındaki 1,20 bandını kaldırmış ve faizi 50 baz puan indirmişti. Bu sürpriz kararla birlikte piyasalarda büyük volatilite görülmüş, EUR/CHF 1,0 seviyesinin altına inmişti. 

Gazprom sevkiyatı düşürüyor, Avrupa’da enerji fiyatları artıyor 

Rus enerji şirketi Gazprom, bu hafta içinde üç kez Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatının düşeceğini açıkladı. Gazprom, ilk yaptığı açıklamada Kuzey Akım üzerinden gaz sevkiyatının 167 milyon metreküpten 100 milyon metreküpe düşürüldüğünü bildirmişti. İkinci açıklamada ise teknik aksaklıklar sebebiyle sevkiyatın yüzde 33 daha düşeceği uyarısında bulundu. Son olarak Gazprom'un, İtalyan enerji firması ENI'ye sağladığı gaz akışında yüzde 15'lik kesintiye gitmesi ise fiyatları tırmandırdı. 

Bu gelişmelerin ardından Avrupa'da derinliği en fazla olan ve baz fiyat kabul edilen Hollanda merkezli sanal doğalgaz ticaret noktası TTF'de işlem gören temmuz vadeli gaz kontrat fiyatı, yüzde 9 artışla megavatsaat başına 120 eurodan kapandı. Avrupa'da doğalgazın megavatsaat fiyatı 9 Haziran'da 84 euro iken bugün saat 11.05 itibarıyla 124 euro oldu. 

Bilindiği üzere yüksek enflasyonun ana sebeplerinden biri enerji fiyatlarındaki artış; Avrupa’da durum bu şekilde seyretmeye devam ederse bunun fiyatlara daha da olumsuz yansıyacağı açık. 

Lagarde yüzde 2’lik enflasyon hedefine vurgu yaptı 

ECB Başkanı Christine Lagarde ise ECB'nin izlediği politikaya mali kaygıların hâkim olmaması gerektiğini ifade ederek bankanın görevi olan fiyat istikrarını sağlamak zorunda olduğunu ve enflasyonu hedef rakam olan yüzde 2’ye geri getirmeye odaklanmaları gerektiğini vurguladı. 

Hatırlanacağı üzere ECB çarşamba günü piyasa koşullarındaki volatiliteyi görüşmek üzere önceden planlanmamış bir toplantı gerçekleştirmiş, Güney Avrupa ülkelerinin vadeli tahviller sebebiyle yeni borç kriziyle karşı karşıya kalmamaları adına, Pandemi Acil Varlık Alım Programı (PEPP) çerçevesinde halihazırda alınmış varlıkların vadesi gelen anapara ödemelerinin yeniden yatırıma yönlendirmesinde esneklik ve Euro Bölgesi ülkelerinin borçlanma miktarlarındaki makası ve ayrışmayı durdurmak adına yeni bir araç geliştirme kararı almıştı. 

Alman Deutsche Banka ekonomistleri ECB’nin duyurduğu bu yeni aracın piyasadaki gerginliği azaltmanın yanında ECB’nin daha hızlı faiz artışına imkân sağlayacağına dair bir öngörüde bulundu. Ekonomistlerin notunda ECB’nin temmuz ayında 25 baz puanlık bir faiz artışının ardından; eylül, ekim ve aralık aylarında 50’şer baz puanlık artırımlar gerçekleştirerek toplamda 175 baz puan faiz artışına gideceği tahmininde bulundu. Fakat bu tahmin SNB faiz artırmadan önceydi. 

Geçtiğimiz günlerde ifade ettiğimiz üzere, ECB’nin gelecek toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı yerine 50 baz puanlık bir artışa gitmesi gerektiğini söyleyen sesler mevcut. Lagarde’ın yüzde 2’ye vurgu yapan açıklaması da biraz daha kararlılık göstergesi olarak algılanabilir. Fed Başkanı Jerome Powell'ın beklenenden daha yumuşak açıklamaları küresel piyasaları rahatlatsa da resesyon endişelerinin tekrar alevlenmesi ile bu rahatlama kısa sürdü. Powell’ın beklenenden daha az şahin açıklamalarının ardından ECB’nin eline euroyu dolar karşısında güçlendirebilmek adına bir fırsat geçtiğini düşünüyorum. ECB kendi ana senaryosu olan 25 baz puanlık artışı daha cesur bir adımla 50 baz puana çekecek mi, bunu ilerleyen günlerdeki açıklamalardan daha kesin şekilde anlamaya çalışacağız.