10 Maddede Wall Street’te “Kara Pazartesi”

20.06.2019 15:32 | Son Güncelleme: 28.06.2019 14:19

Kara Pazartesi Nedir?

ABD’de hisse senedi borsalarında en fazla düşüşün kaydedildiği gün olarak tarihe geçen 19 Ekim 1987 Pazartesi günü Finans dünyasında “Kara Pazartesi” olarak anılmaktadır.

O gün;

  • DJIA (Dow Jones Sanayil Ortalaması) endeksi tam 508 puan veya %22,6 düşüş kaydederek 1739 puandan kapandı.
  • S&P 500 endeksi ise yaklaşık %21 geriledi.

Piyasalarda yaşanan paniğin etkisiyle satış dalgası durdurulamayarak çığ gibi büyüdü. O yıllarda normal bir günde ortalama 100 milyon hissenin el değiştirdiği New York Hisse Senedi Borsasında “Kara Pazartesi” günü işlem hacmi 604 milyon hisseye yükseldi. 

Kara Pazartesi, sadece ABD’de değil dünya borsalarında da yıkıcı etkilerin eş zamanlı olarak hissedildiği bir gün olarak hatırlanıyor.19 Ekim 1987 günü Hong Kong Borsası yaklaşık %46, Sydney Borsası %42, Londra Borsası % 27 düşüş kaydetti. 

Piyasalarda şok etkisi yaratan Kara Pazartesi bir çok filme de konu oldu. Bunlar arasında Kara Pazartesi ‘nin hemen öncesinde çekilen 1987 yapımı Oliver Stone’un yönettiği “Wall Street” ve 2013 yapımı Martin Scorsese’nn yönettiği “The Wolf of Wall Street” yapımları öne çıkıyor. 

Kara Pazartesi Neden Oldu?

Aradan 32 yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen dünya borsalarını da etkisi altına alan büyük çaplı bir düşüşe zemin hazırlayan gelişmeler ve bu noktaya nasıl gelindiğine dair çok çeşitli görüş bulunuyor. Kara Pazartesi gibi bir vakanın yaşanmasını tetikleyen gerçek sebebin ne olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte uzmanlar o gün Wall Street’te ve belli başlı dünya piyasalarında yaşananların arkasında yatan en çarpıcı sebeplerden birinin yatırımcıların paniğe kapılarak dev bir satış dalgası yaratması olduğu konusunda birleşiyor. Kara Pazartesi öncesinde, 
ABD’de ve dünyada hisse senetlerinin bir gün içinde bu kadar hızla değer kaybetmesine neden olabilecek kadar sürpriz bir veri açıklaması veya sıradışı bir gelişme olmaması da bu görüşü destekliyor. 

Kara Pazartesi olarak anılan 19 Ekim 1987 günü New York Hisse Senetleri Borsası’nda inanılmaz boyutlara ulaşan yoğun satış emirleri ancak kapanıştan saatler sonra işleme konulabildi. 

“Kara Pazartesi” nin ardında yatan sebepler ve bu süreci hazırlayan ve tetikleyen gelişmelere kısaca bir göz atalım. 
 
New York Borsası’nda DJIA endeksinin yaklaşık %23 değer kaybettiği Kara Pazartesi öncesinde hisse senetleri piyasasında olası bir sert düşüşün görülebileceğine dair pek çok kuvvetli işaret vardı. 

1) Hızlı Ekonomik Büyüme

ABD’de Ronald Regan’ın ABD başkanı olarak görevde olduğu 1981-1989 yılları arasında hzıla güçlenen ABD ekonomisi piyasalarda aşırı iyimser bir hava estirdi. 

2) Balonlaşan Hisse Senedi Fiyatları

Hisse senedi fiyatları hızlı ekonomik büyümenin etkisiyle 1983 - 1987 yılları arasında uzun süren bir yükseliş trendine girdi. Özellikle 1985 -1987 yıllarında hakim olan boğa piyasası nedeniyle Kara Pazartesi öncesindeki bir kaç ay içinde rekor seviyelere tırmanan hisse senetleri fiyatları balonlaştı. 

3) Hızla Yükselen Faizler

Kısa ve uzun vadeli faizlerin hızla yükselmesi ve enflasyondaki hızlanma ekonomik büyümenin yavaşlaması yatırımcı hissiyatındaki iyimserliğin hızla yön değiştirmesine neden oldu. 3 ay vadeli ABD hazine bonolarının yıllık getirisi %7.20’ye 30 yıllık devlet tahvillerin faizi ise %10,25’e dayandı.

4) Dolardaki Değer Kaybı

Kara Pazartesi’ye giden sürece katkıda bulunan önemli makroekonomik sebepler arasında ABD dolarının temel para birimleri karşısında değer kaybetmesi de bulunuyor. Özellikle ABD ile Almanya arasında yaşanan kur savaşları sonucunda ABD dolarının Alman Markı karşısında aşırı değer kaybetmesi dolardan ve dolara bağlı varlıklardan kaçış eğilimi başlattı. Dolardaki değer kaybı enflasyonun hızlanacağına dair endişeleri güçlendirdi.

5) Cari Açık ve Bütçe Açığında Artış

ABD Dolarının temel para birimleri karşısında değer kaybetmesi sonucunda cari açığın ve bütçe açığının hızla büyümesi, makroekonomik verilerin bozulmaya başladığı algısı piyasalara hakim olmaya başladı.

6) Program Trading

Çok sayıda kurumsal yatırımcı, o yıllarda borsa yönetimleri tarafından pek bilinmeyen “Program trading” gibi yeni finansal teknikleri hisse alım satımında yaygın olarak kullanmaya başladı. Yatırımcılar, “Program trading” veya dijital trading’i, fiyatların önceden belirlenen oranlarda düşmesi halinde portföylerindeki pozisyonları bilgisayar programları kanalıyla elektronik ortamda otomatik olarak kapatarak nakde dönüştürmek ve böylece “kayıp sınırlama” stratejisinı uygulamak amacıyla kullanıyordu. Program trading, Kara Pazartesi’de satış dalgasının çığ gibi büyümesine ve hisse senetleri fiyatlarının çakılmasına yol açan en önemli faktör olarak görülüyor. Satış dalgasının etkisiyle hızla düşmeye devam eden hisse fiyatları otomatik satış emirlerinin ardarda tetiklenmesine yol açtı. Ayrıca, Program Trading’in yatırımcıları aşırı risk almaya iterek hisse senedi fiyatlarının Kara Pazartesi öncesindeki balonlaşmasına katkı sağladığını da belirtmek gerek. Bu tarihten sonra borsalar yatırımcılar tarafından gelişmiş bilgisayarlar aracılığıyla yapılan işlemlerle ilgili çeşitli düzenlemeler getirdi. 

7) Portföy Sigortası

Yatırımcıların hisse senedi endeksi vadeli sözleşmeleri gibi yüksek risk içeren yatırım ürünleri alıp satarak hisse senedi portföylerini hedge etme yoluna gitmeleri hisse senedi fiyatlarının daha da gerilemesine neden oldu. 

8) Yetersiz Bilgi Akışı

ABD’de henüz internet, sürekli yayın yapan finans kanalları ve akıllı telefonların olmadığı bu dönemde, yatırımcılara hızlı ve etkin bir şekilde bilgi aktarımı sağlanması ve paniğin kısa sürede yatıştırılması mümkün olmadı. 

9) Devre Kesici Olmaması

Kara Pazartesi’nin en büyük sonuçlarından biri önce New York Borsasında ve daha sonra diğer dünya borsalarında “devre kesici” (circuit braker) adı verilen, endeksin belirli bir oranda düşmesi durumunda piyasanın otomatik olarak kapanmasını sağlayan sistemler yerleştirildi. Günümüzde hemen hemen bütün borsalarda uygulanan devre kesici sayesinde hızlı fiyat düşüşleri olduğunda işlemlere bir süreliğine ara verilerek yatırımcıların paniğe kapılmasından kaynaklanan büyük satış dalgalarının ve fiyat düşüşlerinin önüne geçilmesi mümkün olabiliyor. 

10) Domino Etkisi

Kara Pazartesi’den önceki Cuma günü Hong Kong borsasının %50’ye yakın düşmesi piyasalarda bir domino etkisi yaratarak Avrupa ve ABD piyasalarına da sıçradı. 

“Kara Pazartesi”’nin Diğer Krizlerden Farkı 

ABD piyasalarında bugüne kadar yaşanan pek çok finansal krizden biri olan “Kara Pazartesi”de, hisse senetleri Büyük Buhran’ın ortaya çıkmasına neden olan 1929 krizinde olduğundan iki kat daha fazla değer kaybetmesine rağmen, piyasalar krizin ardından 2 yıldan daha az bir süre içinde toparlandı. 1929 krizinin ardından piyasaların kriz öncesi durumuna gelmesi için yaklaşık 25 yıl geçmesi gerekti. Piyasaların Kara Pazartesi’nin etkilerinden hızla toparlanmasındaki en önemli etken Federal Reserve’in sürece zamanında ve doğru müdahalesiydi.

Federal Reserve’in Müdahalesi 

Piyasalardaki durdurulamayan bu düşüşün ardından o tarihte yeni göreve gelen Federal Reserve başkanı Alan Greenspan başkanlığındaki Fed, aynı gün faizlerin indirilmesine karar verdi. Greenspan, bankaları piyasalara likidite sağlamaya ikna ederek likidite sıkıntısının yaşanmasının ve krizin büyümesinin önüne geçti. Federal Reserve’ın gün içinde harekete geçerek faizleri %9,25’ten % 8,75’e indirmesi ve Fed Başkanı Alan Greenspan’ın yatırımcılara ve bankalara güven telkin eden söylemleri sayesinde piyasalar çok kısa bir süre içinde sakinleşti. 

“Kara Pazartesi”nin Etkileri

ABD’de hisse senedi borsalarında bir günde en fazla düşüşün kaydedildiği gün olarak tarihe geçmesine karşın “Kara Pazartesi’, Federal Reserve’in doğru müdahaleleri ve piyasalara getirilen devre kesici ve benzeri düzenlemeler sayesinde piyasalarda ve ABD ekonomisi üzerinde kalıcı bir etki bırakmadı. Bir sonraki işlem gününde DJIA endeksi yaklaşık 300 puanlık bir yükseliş kaydetti. ABD’deki tüm hisse senedi endeksleri yaklaşık 2 yıldan daha kısa bir süre içinde kayıplarını telafi ederken faiz indirimleri ABD ekonomisi için yavaşlama veya durgunluk riskini ortadan kaldırdı.