Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Nedir?

25.09.2019 16:44 | Son Güncelleme: 26.09.2019 13:42

WTO - World Trade Organization (Dünya Ticaret Örgütü - DTÖ)’nün kısa yazılışıdır. Uluslararası çok taraflı ticaretin kurallarını ve yasal çerçevesini düzenleyen ve denetleyen devletlerarası bir organizasyon olan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), 1986-1994 yılları arasında AB dahil 124 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen Uruguay Round (Uruguay Turu) görüşmeleri sürecinde şekillendi.

1 Ocak 1995 tarihinde kurulan ve Genel merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Dünya Ticaret Örgütü, 1995 yılına kadar dünya ticareti alanındaki tek uluslararası organizasyon olan GATT ’ın (General Agreements on Tariffs and Trade – Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması) devamı olarak kabul edilmektedir. Uruguay görüşmeleri sırasında güncellenen GATT ise halen uluslararası mal ticareti anlaşması olarak WTO çerçevesinde uygulanmaktadır. 

2016 yılında Afganistan ve Liberya’nın katılımıyla üye sayısı 164 ‘e ulaşan WTO, dünyanın en büyük uluslararası ekonomik örgütü olma özelliğine sahiptir. Dünya Ticaret Örgütü üyeleri arasında yapılan ticaret toplam dünya ticaretinin %98’ini oluşturmaktadır. Altıyüz kişiyi aşkın çalışanı bulunan örgütün 2017 yılı bütçesi 197 milyon İsviçre Frangı olarak gerçekeşti. 

Uruguay Round (Uruguay Turu) Nedir?

Dünyanın en büyük ve en kapsamlı çok taraflı ticaret görüşmeleri olarak tarihe geçen ve Uruguay Round olarak anılan uluslararası ticaret görüşmeleri 124 ülkenin katılımıyla 1986 – 1994 yılları arasında gerçekleştirildi. Uruguay Round’u görüşmelerinin tohumları 1982 yılında Cenevre’de yapılan GATT (General Agreements on Tariffs and Trade) üyesi ülkelerin katıldığı toplantıda atıldı. Gündem maddeleri 1982 yılında belirlenen ve 8 turda tamamlanan Uruguay Round görüşmelerinin ilki Eylül 1986’da Uruguay’ın Punta Del Este kentinde gerçekleştirildi. Görüşmelerde ağırlıklı olarak mevcut dünya ticaret sisteminin hizmetler ve fikri mülkiyet haklarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi ve tarım ve tekstil ticaretinde reform konuları ele alındı. İkinci görüşme Aralık 1988’de Kanada’nın Montreal kentinde, üçüncü görüşme 1990 yılında Brüksel’de gerçekleştirildi. İzleyen 4 görüşme sonucunda ABD, AB, Japonya ve Kanada arasıda gümrük tarifeleri üzerinde uzlaşma sağlandı. 

8 yıla yayılan görüşmelerin sonunda 124 ülkenin üzerinde uzlaştığı “Nihai Senet” Fas’ın Marakeş kentinde imzalandı. Özellikle ABD ve AB arasında tarım ürünleri konusunda yaşanan ihtilaflar görüşmelerin uzamasına neden oldu. 

Uruguay (Round) Görüşmeleri Neden Önemli?

2. Dünya savaşından sonra uygulamaya konulan ve 1945 yılından beri yürürlükte olan GATT anlaşmasının bütünüyle masaya yatırıldığı Uruguay (Round) görüşmelerinin sonunda 124 ülkenin üzerinde uzlaştığı “Nihai Senet”’in açıklanmasıyla dünya ticaretinde ve ekonomisinde yeni bir döneme girildi. 

Uruguay Round görüşmeleri ve ardından GATT sisteminin terk edilerek Dünya Ticaret Örgütü- DTÖ’nün kurulmasıyla oluşturulan uluslararası işbirliği platfomu sayesinde gümrük duvarlarının hafifletilmesi ve korumacılık politikalarının terk edilmesi, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımının gerçekleştirilmesine yönelik önemli adımlar atıldı. 

Uruguay Round’unda Hangi Kararlar Alındı

Planlanandan çok daha uzun süren amlanabilen Uruguay (Round) görüşmelerinde özellikle mal ve hizmetlerin pazara erişiminin önündeki engellerin aşılmasına yönelik konular ele alınarak mutabakat sağlandı: 

  1. Uzlaşmazlıkların çözümü
  2. Tropikal bölgelerde yetiştirlen ürünlerden alınan vergilerin indirilmesi
  3. Dış Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Mekanizması
  4. Antidamping Kuralları
  5. Gümrük tarifelerinin düşürülmesi

1994 yılında Marakeş’te Nihai Senet’in açıklanmasıyla sona eren Uruguay Round görüşmeleri, katılımcı ülkelerin, 2000 yılların başında yeniden tarım ve hizmet sektörleri ile ilgili görüşmelerin yeniden başlatılması taahhüdü ile sonlandı.

Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Anlaşması (GATT) Nedir?

Dünya ekonomisinin 2. Dünya Savaşının yıkıcı etkilerinden sıyrılarak toparlanmasına katkıda bulunmak amacıyla 30 Ekm 1947 tarihinde 23 üke tarafından imzalanan uluslararası bir anlaşmadır. Yıllar içinde değişen koşullara göre revize edilen GATT’in temel hedefi uluslararası ticaretin gelişmesini sağlamaktı. Ülkelerin ithalatta uyguladıkları kotalar ve korumacı politikaların en aza indirilerek uluslararası ticaretin sınırlarının genişletilmesi ve böylece dünya ekonomisinin büyümesi hedefleniyordu. GATT, anlaşmaya dahil ülkelerin 1947 ile 1986 yılları arasında gerçekeştirdikleri görüşmelerde revize edilerek iyileştirildi. 

Gürmrük tarifelerinin düşürülmesinin yanısıra GATT görüşmelerinde antidumping düzenlemeleri, tarımsal konulardaki uyuşmazlıkların çözümü ve fikri mülkiyet haklarının korunması konuları alındı. GATT’ın müzakare edildiği son toplantı 1986 yılında yapıldı. 

WTO’ya Nasıl Üye Olunur?

Dünya Ticaret Örgütü sadece kendi üyeleri arasında serbest ticarete destek vermektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin Dünya Ticaret Örgütüne üye olmaları küresel ticaretten daha fazla pay alabilmeleri ve desteklerden yararlanabilmeleri açısından önemlidir. 

Başvuru ve Üyelik Süreci

Ticaret politikalarının Dünya ticaret Örgütü tarafından izlenmesi ve kontrol edilmesini kabul eden tüm ülkeler Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olmak için başvurabilirler. Üyelik başvurusunda bulunan ülkelere “Gözlemci” statüsü verilir. Gözlemci statüsündeki aday ülkeler toplantılara katılma ve teknik destek alma hakkına sahip olurlar. Dünya Ticaret Örgütüne tam üyelik süreci altı aşamada gerçekleşmektedir:

  • Başvuru Belgelerinin Teslim Edilmesi: Başvuruda bulunan ülkenin başvuru belgeleri üye ülke ve uluslararası kuruluşların temsilcilerinden oluşan Çalışma Grubu tarfından incelemeye alınır ve başvuru sahibi ülkeye gözlemci statüsü verilir.
  • Dış Ticaret Rejimi Memorandumu: Gözlemci statüsü verilen ülke yürürlükteki ticaret rejimini, ülkenin ekonomik verilerini, yürürlükteki serbest ticaret anlaşmalarını ve ulusularası ticarette uygulanan kanunlarını belgeleyen dokümanlarını incelenmek üzere Çalışma Grubuna sunar. Çalışma grubu söz konusu belgelere dayanarak gözlemci ülkenin WTO’nun kurallarına uyup uyamayacağına karar verir. 
  • Üyelik Şartları: Çalışma Grubu gözlemci ülkeye üye olmak için yerine getirmesi gereken şartları bildirir.
  • İkili Anlaşmalar: Gözlemci ülkeden, istediği herhangi bir ülkeyle gümrük tarifelerini düşüren veya kaldıran ikili ticaret anlaşması görüşmelerini başlatması talep edilir. Üyelik sürecinde bir sonrak aşamaya geçebilmek için gözlemci ülkelerin ikili ticaret anlaşması görüşmelerini tamamlayarak anlaşmayı imzalamaları gereklidir. 
  • Üyeliğe Katılma Dosyası: Çalışma grubu, gözlemci ülkenin, dış ticaret rejiminde yaptığı değişiklikler, ikili anlaşmaların hükümleri, üyelik sözleşmesi ve yerine getirmeyi taahhüt ettiği yükümlülüklerden oluşan üyeliğe katılma dosyasını gözlemci ülkeye iletir. 
  • Üyelik Sözleşmesi Onayı: Üyelik sözleşmesinin WTO Genel Konseyi tarafından onaylanarak yayımlanmasından sonra üyelik başvurusunda bulunan ülke tam üye olur ve gözlemci ülke statüsü sona erer. 

Üye Ülkeler

2019 yılı itibariyle 164 ülke Dünya Ticaret Örgütü’ne üyedir. WTO’nun kuruluş tarihinde GATT üyesi olan Türkiye’nin de dahil olduğu 65 ülke yukarıda anlatılan üyelik sürecinden geçmeden doğrudan üyeliğe kabul edildi. Halen, aralarında Vatikan, İran, Irak, Suriye ve Azerbeycan’ın bulunduğu 23 ülke gözlemci statüsünde bulunmaktadır. WTO üyesi olmak için hiç başvuruda bulunmayan 16 ülke arasında Kuzey Kore, Monako ve Kosova’da bulunuyor. 

WTO’ya en son katılan ülkeler 2016 yılında üyeliğe kabul edilen Afganistan ve Liberya’dır. Çin, uzun yıllar çaba gösterdikten sonra 2001 yılında için üyeliğe kabul edildi. Rusya ise Gürcüstan’ın vetosunu çekmesinden sonra 2011 yılında üyeliğe kabul edildi. 

Türkiye WTO Üyesi midir?

1951 yılında GATT üyesi olan Türkiye WTO’ya doğrudan üye olan 65 ülke arasında yer alıyor. Türkiye 26 Mart 1995 tarihinde Dünay Ticaret Örgütü üyeliğine kabul edildi.

WTO’nun Temel Amaçları Nelerdir?

  • Çok taraflı uluslararası ticaretin geliştirilmesini sağlamak,
  • Mal ve hizmet arzı ve ticaretini geliştirmek,
  • Gelişmekte olan ülkelerin dünya ticaretinden adil pay almasını sağlamak,
  • İstikrarlı ekonomik gelişmeye ve kalkınmaya katkıda bulunmak
  • Kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanımı sağlamak 

WTO’nun Temel İşlevleri Nelerdir?

  • Ticaret anlaşmalarının uygulanması
  • Ticaret görüşmeleri için uygun platform sağlanması
  • Ticaret uyuşmazlıklarının çözüme kavuşturulması
  • Üye ülkelerin ticaret politkalarının izlenmesi
  • Gelişmekte olan ülkelere teknik destek ve eğitim sağlanması 

WTO’nun Kurumsal Yapısı

WTO’nun üst yönetimi Genel Direktör , Bakanlar Konferansı ve Genel Konsey ’den oluşmaktadır. 

Genel Direktör: Genel Konsey tarafından seçilen WTO Genel direktörünün görev süresi dört yıldır. Genel Direktör Örgütün yürütme organı işlevini görür. 
Bakanlar Konseyi: Örgütün Genel Kurul’u işlevini gören Bakanlar Konseyi üye ülkelerin temsilcilerinden oluşur. Bakanlar Konseyi en az iki yılda bir zorunlu olarak toplanır. Bakanlar Konseyi’ne bağlı üç komite mevcuttur:

  • Ticaret ve Kalkınma Komitesi
  • Ödemeler Dengesi Kısıtlamaları Komitesi
  • Bütçe, Mali ve İdari İşler Komitesi

Genel Konsey: Örgütün Temsilciler Konseyi işlevini gören Genel Konsey üye ülkelerin temsilcilerinden oluşur ve gereken durumlarda toplanır. Bakanlar Konseyinde alınan kararları uygular Genel Konsey’e bağlı olarak üç komite görev yapmaktadır. 

  • Mal Ticareti Konseyi
  • Hizmet Ticaret Konseyi
  • Fikri Mülkiyet Hakları Konseyi

WTO Genel Direktörü Kimdir?

WTO’nun Genel Direktörlüğü görevini 2013 yılında WTO’nun altıncı Genel Direktörü olarak seçilen Brezilyalı diplomat Roberto Azevedo yürütmektedir. Azevedo görevi 2005 -2013 yılları arasında iki dönem Dünya ticaret Örgütü’nün Genel Direktörlüğü yapan Fransız Pascal Lamy’den devraldı.

WTO’nun Görev ve Yetkileri Nelerdir?

Uluslararası ticaret kurallarını denetleyen tek uluslararası kuruluş olan Dünya Ticaret Örgütü, ülkeler arasında ticaret anlaşmazlıklarının çözümlendiği, serbest ticaret anlaşmalarının ilkelerini belirlendiği ve ticaret görüşmelerinin organize edildiği bir platformdur. Örgütün en temel işlevi ülkeler arasındaki ticaretin adil koşullarla yapılmasının ve dünya ticaret hacminin kademeli olarak artırılmasının sağlanmasıdır. Bu anlamda Dünya Ticaret Örgütü’nün görev ve yatkilerinin kapsamı yerini aldığı GATT’tan çok daha geniştir. GATT sadece mal ticaretini düzenlerken WTO, finans ve haberleşme gibi hizmetlerin ticareti ile fikri mülkiyet haklarına ilişkin konuları da düzenlemektedir. 

WTO’nun Küreselleşmeye Etkileri 

Ülkeler arasındaki ticaretin serbestleştirilmesi, gümrük duvarlarının yıkılması ve korumacı politikaların terkedilmesini destekleyen Dünya Ticaret Örgütü’nün adı küreselleşmeyle birlikte anılmaktadır. Dünya ticaretinin yaklaşık %99’unu temsil eden Dünya Ticaret Örgütü’nün kurulmasından sonra 90’lı yılların ortalarında küreselleşmenin hızlanması ve mal ve hizmet akışının kolaylaşması ve serbestleştirilmesi uluslararası ticaret hacminin daha önce olmadığı kadar artmasını sağladı. Uluslarası ticaretin gelişmesi ise lkelerin gelişmişlik düzeyleri arasındaki farkların azaltılması ve az gelişmiş ülkelerde milli gelirin artmasına ve yaşam standardının yükselmesine büyük katkı sağladı. 

Ticaret Savaşlarında WTO’nun Rolü

ABD Başkanı Donald Trump’ın izlediği korumacı politikalar ve özellikle Çin’e karşı açtığı ticaret savaşları Dünya Ticaret Örgütü’nün, korumacılığın azaltılarak uluslarararası ticaret hacminin artırılması, mal ve hizmetlerin serbestçe pazara erişmesi, dünya ticaretinin istikrarlı bir şekilde geliştirilmesi hedefiyle çelişmektedir. 

Bununla birlikte ticaret savaşlarının gündeme gelmesiyle birlikte dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında karşılıklı olarak gümrük duvarlarının yükseltilmesi ve uygulaaya konulan korumacı politikalar karşısında Dünya Ticaret Örgütünün etkisiz kaldığı gözleniyor. Dünya Ticaret Örgütü iki üye ülke arasındaki uzlaşmazlıkların çözümünde yetersiz kaldığı görülüyor.

ABD ve Çin liderlerinin Haziran ayında Osaka’da yapılan G20 zirvesinde yeni gümrük vergileri uygulanmaması ve görüşmelerin yeniden başlatılması konusunda uzlaşmaya varmalarına rağmen ABD Başkanı Donald Trump’ın Eylül ayında Çin’den ithal edilen 300 milyar ABD doları tutarındaki mallara %15 oranında gümrük vergisi uygulayacağını açıklamasının ardından Çin yönetimi Eylül ayında Dünya Ticaret Örgütüne “ülkesinin yasal çıkarlarının kararlı olarak korunması ve çok taraflı ticaret sisteminin ve uluslararası ticaret düzeninin savunulması” istemiyle bir kez daha başvurdu. 

ABD ile Çin arasında ticaret savaşlarının başlamasından bu yana Çin, Dünya Ticaret Örgütü’ne üç kez başvurmasına rağmen WTO, Çin’in başvurularına ilişkin henzü bir karar açıklamadı. Uzmanlar Çin’in başvurularının Dünya Ticaret Örgütü’nün bu alandaki yetersizliğini gözler önüne sermekten başka bir sonuç getirmeyeceği görüşünde birleşiyorlar. Dünya Ticaret Örgütü’nün Çin’in başvurularını değerlendirerek uzlaşmazlıkların çözümüne ilişkin alacağı kararlara ABD’nin uymayacağı açıkça görülüyor. ABD Başkanı Trump daha önce WTO’nun kararlarına uymayacağını açıklamış ve ABD’yi Dünya Ticaret Örgütün’den çıkartma tehdidinde bulunmuştu. 

ABD’nin Çin’i fikri mülkiyet hırsızlığı ile suçlamasına karşın Dünya Ticaret Örgütü kurallarının bu konuları kapsamaması ve Örgüt’in Çin’in ticarette yaptığı haksız uygulamalara göz yumması WTO’nun ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarında adil bir karar vermesini engellediği açıkça görülüyor. Bu bağlamda, örgütün uluslararası ticarette uyuşmazlıkların çözümü rolünü başarıyla yerine getirmesi, etkili ve tarafları bağlayıcı kararlar alabilmesi için yasal çerçevesini ve düzenlemelerini revize etmesi gerektiği görüşü ağır basıyor.